Kapat
Üye Paneli

26

Şu

Yukarıda Havalar Nasıl? e-Posta
(35 Votes)
Ayse tarafından yazıldı   
Louboutin Siyah Önü Açık Yüksek Topuklu Ayakkabı
Louboutin Hayali
Eğer asla yeterli sayıda ayakkabıya sahip olmadığınızı düşünüyorsanız, kulübe hoş geldiniz! Cosmopolitan, Elle, Instyle ve Marie Clarie´ler kılavuzluğunda büyüyüp serpilmiş neslin bir ferdi olarak bu sonucu çok şaşırtıcı bulmamakla beraber, yine de tek bir öğenin mutlak iktidarına zaman zaman hayret ediyorum. Bazı kadınlar fularları, bazları takıları, bazıları kemerleri sever. Ayakkabılar ise tartışmasız olarak aksesuar departmanının kraliçesidir. Her kadın ayakkabıları sever. Hiçbir zaman giyemeyecek olsa da sever. Yüksek ve ince topuklardan bahsediyorum elbette, parmak arası terliklerden değil! Peki neden seviyoruz bu tüm fizik kurallarını altüst eden nesneleri? Neden bayılıyoruz o rahatsız ayakkabılara?

Ayşebu hafta MorDolap için misafir yazarlık yapıyor. Mutlaka kendisini blogundan da takiptakip edin.


Hadi ama; burada biz bizeyiz. Sekiz santimlik ince topuklu bir stilettonun asla ve asla bir çift Converse kadar rahat olamayacağını hepimiz biliyoruz. Çoğu zaman, bir süre sonra ayakta durmayı imkansız kılan, yürüyüşümüzü komikleştiren ve ayak parmaklarımızda kırmızı izler bırakan ayakkabılar nasıl oluyor da bize bu yaptıklarına rağmen vazgeçilmez olabiliyor?

 

Cevap aslında basit. Ufak psikolojik tespit. Kendimizi iyi hissediyoruz onlarla. O kadar iyi hissediyoruz ki, ayaklarımızın biraz acıması çok da umrumuzda olmuyor. Kendisini iyi taşımayı beceren bir ayakla bütünleşmiş bir çift yüksek topuklu ayakkabının harika gösteremeyeceği bir kıyafet yok dersem çok mu abatmış olurum?

 

 


Birden bire santimlerce boy kazanmış olmanın yanı sıra silüetimize de artı on zerafet puanı katar ayakkabılar. Düzgün yürümeyi becermek püf nokta. Yürüyemeyen giymemeli. Öğrenilebilir. Gerçekten zor değil. Hem topuklu, hem de yürümesi kolay olsun diye bir konu ne yazık ki yok. Dolgu topukların asla ve asla ince topukların gerçek bir rakibi olamayacğını kabul etmeliyiz ve bu konuyu tartışmamalıyız!

İster gündelik bir kot t-shirt ikilisinin, ister şık bir gece kıyafetinin altında olsun, bu sihirli ayakkabıların verdiği his aynı oluyor. Açık burunlu sanat eserlerinin de hayatımıza girmesiyle birlikte açık büfe hiç olmadığı kadar renkli. Şu sıralar aslında liderlik savaşı yuvarlak burun ve açık burun arasında geçiyor olsa da, mağazalarda ve dergilerde sivri burunlar hala yer almaya devam ediyor. Eh, sivri burun, sivri topuk düz bir siyah ayakkabıya karşı durabilecek bir moda akımının var olabileceğini hiç sanmıyorum!

Miu Miu, Gucci, Moschino ve fetiş objeleri Louboutin ve Manolo Blahnik´ler (Sarah Jessica Parker komisyon alıyor mudur Blahnik´ten? Bence almalı.) yıllardır sürülerce kadının hayallerini süslüyor. Belki bu klasiklerden bir çift edinmek hayat boyu hayal olarak kalacak olabilir ama aklımızın bir yerinde o yüzlerce doların aslında pek de fena bir yatırım olmadığını biliyoruz! Hem zaten moda endüstrisini yönetenler o kadar çok tasarımcıyı etkiliyor ki, biz de satın alması mantıksız olmayan benzerlerle kıyafetletlerimize sihirli son dokunuşu yapabiliyoruz. Yapacağımız son dokunuşlar için seçeneklerimizin sayısını mantık çerçevesinde tutmak ise zor. “Buna sahip olmalıyım” hissiyatı en çok ayakkabılar için ziyaret ediyor. Bir çift ayakkabının, bir giysiye neler yapabileceğini fark etmiş bir kadın, tehlikeli bir kadındır! Bu tehlikeyi maddi felaketlerle sonlandırmamayı beceren kadın, elbette tehlikenin kimi ilgilendirdiğini umursamamak hakkına sahip olacaktır!

Çoğu zaman spor ve düz tabanlı ayakkabıların rahat dünyasına teslim olmak hepimize cazip gelse de, bence her kadın en az bir çift kaliteli bir topuklu ayakkabıya sahip olmalı, onunla düzgün yürümeyi öğrenmeli ve arada bir bu keyfi yaşamayı kendine hatırlatmalı. Çünkü bu dişi olmanın en zevkli ve fark yaratan avantajlarından biri. Hem düşünsenize, sekiz santim topukların üzerinde zerafetle yürümeyi beceren biri neyi beceremez ki?

 

Ayşebu hafta MorDolap için misafir yazarlık yapıyor. Mutlaka kendisini blogundan da takiptakip edin.

 

Yorumlar
SunOfMode   |2008-03-16 20:57:08
avatar christain louboutin in ayakkabilari gercekten cok guzelmis ama gundelik giymek
icin rahat olmuyo maglesef bu kadar yuksek topuklular(((( hele okula giderken
minerva   |2008-03-21 22:39:31
avatar çok seviyorum topuklu ayakkabıları yaaaaçok şık ve zarif gösteriyo bi
kadını..yürümesi değişiyo bi kendine güven bi hoşluk yapışıveriyo
kişinin üstüne..bence babet yerine topuklu giymeli bi kadın..basit bi giyimi
dahi şık bi hale getiriyo topuklu ayakkabı..benim marka tercihim;CHO.buarada
en üst foto ortadaki ayakkabı şahaneee bayıldım
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."